HUZRUN
Huzuru her düşlediğimde, aklıma kaygı dolu anlar gelir, acı gelir.
Huzuru her beklediğimde, bir darbe ensemde patlayıverir.
Huzuru her istediğimde, önümdeki sıcak çorba kalkar önümden,
bir vah gelir bir ey gidi verir.
Huzurun acıdaki gizlenmişliğinden haberi yok kimsenin.
Esen bu yeli durdurmak için kavakları kesmek bir borç gibidir, kimindir?
Sesim soluğum engelli, çırpınıp duruyorum.
Bu gerçeklerin anısını vefasız bilincimde yaşatabilmek için.
Yarasa gözlerimle güneşi aklımda tutabilmek için.
Yaşayabilmek için gerçeği otopsideki ruhumla.
Sevebilmek için acıyı her yüzüme tükürüşlerinde yarabbi şükür diyebilememek için.
Çırpınışın hepsi işte böyle anlamsızlıklar için.
“Rahat yenmiş bir akşam yemeğinde huzur yoktur.” der bir Bilge
Ve çekip gider.
Huzur dikenliklerin ardında değil de, dikende midir?
Açlıktan sonraki yemek değil de, guruldayan mide midir?
Ulaşmak mıdır emele, yoksa sadece onu dileyebilmekte midir?
Gözleri kapalı koşmaktır mayın tarlasına.
Bir sevgiyi film gibi yaşayabilmektir, kendi içsel sinemanda.
Duyularınla algılayamadıklarınla yaşayabilmektedir.
İhanet edenin affını bile kendine reva görebilememektedir.
Kendini o kadar güçlü, şu kadar karaktersiz görmektir.
"Dertlerin bitimindeki huzursuzluğun varlığıdır " der Bayraklı adam.


Konu: Huzur :?
yine bir simyaver orijinalliği...
"Yarasa gözlerimle güneşi aklımda tutabilmek için." güneşi akılda tutabilmek mümkün müdür?oysa ki korkarım,bakmaya güneşe.Bakar da gözlerimi alıverir diye...
İnsan rahat ve mutlu bir hayat yaşıyorsa ya da yaşadığını sanıyorsa,bir yerlerde problem var demektir.Çünkü inandığım şey bana,huzur ve mutluluğun burda olmadığını soyler hep...Velev ki,huzur ve mutluluk burda bulunsaydı,ne manası vardı dünyaya gelişin,bunca acıya,derde katlanışın...
Bağlantı »