Namus kapıda bekçi istemez. Şereften, haysiyetten şüphe edilmez. Varlığın, varoluşun, var oluşun "ya hep ya hiç"leridir onlar.
Sevginin, saygının aracılara, göz boyayıcılarına, anlık hislerin hoşgörüsüne ihtiyacı yoktur. Bir güm güm, bir soluk, bir fer yeterlidir, varoluşlarına, var oluşlarına. En nihayetinde bir yağmur, kabiliyetindedir yüzdeki tabloyu silmenin, dudaktaki kaplamayı sökmenin.
Ey meşrulaştırılmış düzenbazlıklar, fetbazlıklar, İşbilir parmaklarda yoğrulmuş fesatlıklar. Mayalarınızdan ekmek yapıyor, biriktiriyorum heybemde.
Kimbilir hangi aç doyacak, dua edecek sizin sayenizde?...
Varoluş : Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet.
İsyandır gerçekliğe vücut veren. Sessizliktir yalanı yaşatan, piş(miş)kinliğe kol kanat geren.
Muammalar köyündeki Bayraklı Adam. Dök yüreğindekileri! Diş geçiremediklerinle oynamaktan kaçınmak korkaklık değil mi? Hem de bilek güreşi... Bağırtısı bir haksızlık senfonisi olanın ağzını mendille kapamamaya ne demeli? Sessizlikte ki bulduğun güven sence huzuru, haklı huzuru getirebilmeye yeterli mi?
Bilinçsizce yapılan bir hareketin, Eylemin getirdiği sıcak şey, huzurlu şey... Cihan'ın değeri nedir, Hayyam'ın matematiğinde, dizelerinde? Anlamın matematikten öte, dizelerden anlamlı benim literatürümde, bilmelisin. Ulaşmakta zorlanmadığım bir ideal gibisin. Sanırım ömrünün kısalığı bu yüzden benim için. Elimden keşke birşey gelseydi...
Olsun zaten aşk hocamız Platon bizim. Failde benimdir, meçhul olan da...
Yaklaştık ikinci haftanın, yedinci gününe. Onca zaman avunmuşum meğer Einstein'in izafiyetindeki aşksızlıkla. Umudumu bağlamışım bir denlinin, densizliğine...
Aşıklık bir tas çorbadan çıkınca, Kalpler oburlaşmış. Aşkın matematiği 1+1'ken, Alternatiflere boğulmuş 1'ler, 1+1,1,1'lere doğru. Bu abukluk ve sabukluk içinde dahi insanlık, birbirine aşkım deyi deyiverebilmiş. Helal olsun.
1+1 OTURUM
Aşk bilinmeyen bir adres gibi Yanlış yapılan tarifler sonucunda İnsanlıktan gitgide uzaklaşıyor. Ve korkuyorum ki, gerçek yolu bir gün bulma şansını elde ettiğimiz an, ondan vazgeçmiş olabiliriz.
1+2. OTURUM
Aşkı tartışır olmuşuz, adına aşk dediğimiz başka birşeyi yaşarken. Var mıymış ki Mecnun'un gücünün bittiği yerde başka bir arayış? Leyla'nın Mecnun'a olan inancında sorgulayış?
Bir bedeldir bu ödediğim, Yaptığım her eyleme bedel. Söylediğim her sözün iyiliğiyle eş değer. Açtığım her duyguyu sönmüş bir volkana dönüştüren.
Bir gerekliliktir bu. Açan her çiçeğin, iki dilimlik beynimde ölümü hatırlatması gibi, solarken. İçe dönebilmek için, gerçeği görebilmek için Farkına varabilmek için suyun, bir bardaktan içerken.
Sessizliktir bu, kulağımı tıkayamadığım. Atılan her alay narasının, alaycı bakışların, Bulut desenli ruhumda, elektrik kaçaklarına neden olması gibi, Engel olamıyorum bu gürültülü sessizliğe.
Terkedildim.
Gözümün içine bakılmadan.
İçimdeki müzik dinlenmeden.
Zihnimdeki saplantılar bilinmeden.
Terkettiler.
Söz ettirmediler,
Namuslarından.
Toz kondurmadılar,
Değerlerine.
Arkalarına baka baka terkettiler.
Oysa ki;
Söz verdiler.
Hiç düşünmeden
Bir ömürü
Görmediği gözlere feda edeceklerine.
Halbuki;
Çok inanmışlardı,
Karşılarındakinin gerçek biri olduğuna.
Emindiler,
Konuşmasalar da, onların ne düşündüğünü düşünebildiğine.
Tıpkı terk edilmişin yerini alanın da yapabildiği gibi.
Aslında;
Emindim,
Hepsinin yalan olduğuna.
İnanmıyordum,
İnandıklarına.
Şöyle ki;
Bir ben vardı, bir de müziğim
ve bir de insanlık
Çeliştim.
Terkedildim.
Gözümün içine bakılmadan.
İçimdeki müzik dinlenmeden.
Zihnimdeki saplantılar bilinmeden.
Terkettiler.